1 Nisan 2016 Cuma

Üzüm üzüme baka baka karardı !...






Yaşam da baktığımız şey oluyoruz.
İlgi alâka neye ise yaşam enerjisi oraya akıyor bu doğrultu da biçimleniyor.Beyin bildiğini onaylama sistemi ile çalışıyor. Hayat bu çerçevede şekil alıyor.
"Doğrulama Kuralı denen müthiş bir kural vardır.
İçinden bir şeyi derinlemesine bütün ve mutlak olarak doğruladığında o "gerçek" olmaya başlıyor...diye anlatıyor "Osho
Bu da neden mutsuz olduğumuzu açıklıyor. Çünkü dönüp dolaşıp eski acıları anlatıyoruz.Eski acıları trajedileri kederleri dönüp dolaşıp anlatmak o enerji frekansına yeniden uyumlanmak demektir.
Eski acıları perçinleyen konulara yakın durup şu ya da bu şekilde Doğruluyoruz.Yeniden yaratım sürecine alıyoruz.
Birşeye teşhis koymak onu tanımlamak için onu duyularımızdan geçirmemiz gerek ,her duyu ile algılamasa bile en az biri ile algılamalı
Çok basit bir anlatım ile muz'a muz demek için onu görmeli,ona dokunmalı,onu koklamalı ,onu tadmalı
Acılar yada hayatın zorluklarında yaptığımız bu algılarımıza bir şekilde geçmiş acı ya da kederi ya tekrarlıyor yada bunu yaşayanlara destekmiş gibi yanında oluyoruz(vah vahcı olarak ) Acı yaşayan ,hayatın zorluklarına takılıp kalmış birinin yanında nasıl olunacağı konusunda dikkat edilmesi gereken husus bu
Vah vahcı olmanın bir faydası yokken zararı ise yaşam sahnemize canlandırmak ,almak
Bu tamamen bir seçim meselesidir,
Cehennemi yaratan da kendi düşüncelerin ilgimiz alâkamız
Evrenin yasaları gereği benzer benzeri çekiyor
Psikolojinin kuralıdır ;"İnsan ihtiyaç içerisinde olduğuna bakar" .Şimdi bir dönüp bakalım hem kendimize hem dostlarımıza
Neler konuşup paylaşıyoruz...!
Üzüm uzume baka baka karardı mı ?

Spiritüel Terapist
Güneş Mine Güleş

Şeytan, Akıl ve Zeka





AMİGDALA ve PREFRONTAL KORTEKS

Beyin içinde amigdala diye bir bölüm vardır. Mini minnacık böyle beynin ortalarında bir yerde. Bunun işlevi sende korkuyu yaratmak ve senin bedenine varlığına gelecek zarar verecek her harekete daha düşünmeden direkt tepki ve reaksiyon göstermektir. Şurdan birşey alıpta sana böyle fırlatmaya kalksam hemen gözünü kırparsın veya bir reaksiyon gösterirsin. Bu otomasyon bir harekettir. Direkt amigdala'nın müdahelesidir. Amigdala'nın işlevi bu bedende var olan herşeyin hayatiyetini/varlığını olduğu gibi korumaktır. Bunun içinde sana tehlike olacak herşeye karşı sende korku oluşturur. Bu tıbben bilinen ispatlanmış bir olaydır. Fakat tıbbın üstüne varıp o tespit edemediği başka bir işlevi daha var amigdala'nın. Amigdala'nın ana işlevi sade bu bedensel koruma değil, senin mevcut veri tabanını korumaktır. Senin oluşmuş olan veri tabanını korumaktır. Kimliğini kişiliğini korumaktır. Kimliğin kişiliğin veri tabanının ta kendisidir. Ama bu senin kimliğin nasıl oluşmuş neden oluşmuş o amigdala'nın işi değil. Amigdala'nın işlevi senin veri tabanını, bugünkü başka bir ifade ile konfor zone'nunu korumaktır. Dolayısıyla, senin şu ana kadar bir yığın şartlanmalarla oluşmuş bir kişiliğin kimliğin var. Amigdala bunu korur. Bu iyiymiş kötüymüş, şöyle sana zararı varmış şöyle faydası varmış; bunları düşünmez amigdala. Amigdala sadece mevcut konfor zone'nunu korur, kimliğini korur. Bu sebeb'ten dolayıda senin mevcut bugüne kadar ki bilgi tabanında oluşmuş bilginin dışında farklı birşey gelirse; senin bilgi tabanını değiştirecek, senin hayata bakış açını değiştirecek, sana yenilik getirecek, yeni birşeyler katacak birşey geldiği zaman! Hemen en üst düzeyde elinin altında ne varsa o bilgiyi alıp.. "Böyle konuşuyorsun ama" diye; ama ile başlayıp, fakat'la başlayıp gelen fikri İGNORE eder geri çevirir. Geri çevirme yolları arar. İşte amigdala'nın yenilenmeyi gelişmeyi önleyen bu vasfı özelliği Din'de Şeytan adıyla anılmıştır. Yani şeytanın diye bahsedilen şey senin amigdala'nın işlevi'dir. Şeytan sana dışardan gelmiyor, şeytan sana dışardan birşey yapmıyor. Senin şeytanın o. Ama o şeytanlık yapsın diye yapmıyor! O'nun işlevi senin mevcut varlığını mevcut veri tabanını korumak. Şimdi burda Resulullah'ta ne diyor? "Ben şeytanımı müslüman ettim" diyor. BEN ŞEYTANIMI MÜSLÜMAN ETTİM DEMEK BEN ŞEYTANIMI PASİFİZE ETTİM DEMEK'tir. Pasifize etmek nasıl olur? Her hangi bir senin mevcut veri tabanına uymayan birşey geldiği zaman ani tepkiyi kesiceksin. Karşı çıkmayacaksın. O an'da beklemeye alacaksın, ta ki o gelen bilgi amigdala'dan geçip Pre Frontal Korteks'e gelsin. Pre Frontal Korteks'e o bilgi geldiği zaman, Pre Frontal Korteks onu üstün körü taramaz, bütün veri tabanını tarar. Hatta bütün veri tabanını taramanın ötesinde senin genetik kodlarında var olan bilgilere kadarda uzanır, araştırır. İşte Pre Frontal Korteks'in bu işlevinin insanlık dilindeki adı AKIL'dır. Amigdala'nın işlevi'nin olayıda Zekâ'dır. Zeki olmak ayrı şeydir, akıllı olmak ayrı şeydir. Zeki olan amigdala'sı güçlü olandır. Akıllı olan Pre Frontal Korteksi güçlü çalışandır. Şimdi amigdala'yı mümkün olduğu kadar pasifize etmek için beynini şunu tekrar edeceksin. HERŞEY BENİM BİLDİĞİMDEN İBARET DEĞİLDİR. BENİM BİLDİKLERİM SON DERECE SINIRLIDIR. BİLDİĞİMİN ÖTESİNDE SAYISIZ ALANLAR SAYISIZ BİLGİLER VARDIR. DOLAYISIYLA SEN HER YENİYE KARŞI REAKSİYON GÖSTERMEYECEKSİN. O'NUN OLABİLİRLİĞİNİ DERİNLİĞİNE ARAŞTIRIP SORGULAYACAKSIN. ONDAN SONRA KARAR VERECEKSİN.

Alinti

İç-Konuşmanın İnanılmaz Gücü





Kendimize söylediklerimiz, başkalarına söylediklerimizden daha önemliler. Tüm gün, her gün, zihnimiz yaşadığımız hayatı yönlendiren düşüncelerle dolup, taşar. Bu iç konuşma başarılarımızı ve hüsranlarımızı belirler.Hayatınızın herhangi bir yönünde gelişim gösterme niyetindeyseniz, ister sağlık konusunda olsun, ister kariyer, ister ilişkiler, harekete iç konuşmanızı değiştirerek başlayın. Neler olduğunu görünce şaşıracaksınız

İç-Konuşma Nedir?

Kendimizle her gün (dakikada 150 ila 300 kelime olmak üzere) 50000 kelime konuşuyoruz. Bu kelimeleri okurken, aynı zamanda kendinizle de bir diyalog halindesiniz. Bir yandan bu yazının sizde bıraktığı etkileri kendinizle tartışıyorsunuz, bir yandan da bugün yapmanız gereken şeyler veya gelecekle ilgili kaygılar dikkatinizi dağıtıyor. Bu iç düşünme ya da iç konuşma zihnimizin bilinçli bölgesinde meydana gelir.

Çoğu insanın bilincinde olmadığı şey ise iç konuşmalarımızın bilinçaltımıza verilen komutlar olduğu. Bilinçaltımızın görevi zihnimizin bilinçli bölgesi tarafından verilmiş emirleri taşımak. Bilinçaltımız günde 24 saat haftada 7 gün boyunca bizim kişisel hizmetimize amadedir.

İç-Konuşma Nasıl İşe Yarar?

Denizi geçmekte olan bir gemi hayal edin. Geminin kaptanı yüksek sesle emirlerini söylüyor, tayfa da bunları yerine getiriyor. Tayfaların içeride, geminin nereye gittiğini, neyle karşı karşıya kalacağını bilmeden bu görevleri yaptıklarını düşünün. Kaptan bilinci, tayfa ise bilinçaltını simgeliyor.

Yani kaptan tayfaya şu emirleri verdiğinde:

“Tam gaz ileri, 15 derece kuzeye, vs”,

Tayfa sadece şu şekilde karşılık verir: “Emredersiniz, kaptan” ve emirleri eksiksiz yerine getirmeye çalışır.

Tayfa geminin bir buzdağına doğru mu gittiğini, yoksa başka bir gemiyle mi çarpışacağını, ya da hedefine mi yöneldiğini önemsemez. Emirler hiçbir şekilde yargılanamaz ve kaptan sorgulanamaz. Gemi metaforu bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi iyi bir şekilde gösterir. Bunlar iki farklı akıl değil, aynı aklın iki parçası olarak açıklanabilirler.

O yüzden, kendimize ne söylediğimiz ya da kendimizi nasıl tanımladığımız düşüncenin bilinç düzeyini çıkış noktası olarak alır. Eğer sürekli olarak şunları söylersek;

“İsimleri hiç hatırlayamıyorum”
“Evliliğim dağılıp, gidiyor”
“Yeteri kadar param hiçbir zaman olmayacak” vsBunlar siz farkına varmasanız da bilinçaltına yöneltilen talimatlar oluyor. Bilinçaltımızın görevi de durmak bilmeden talimatları gerçekleştirmeye çalışmak olunca, bu problemler iyice su üstüne çıkıyor. Bilinçaltımız talimatların bizim için iyi veya kötü olup olmadığına karar veremiyor, sadece ondan istediklerimizi yerine getiriyor.

İç Konuşma Neden Önemlidir?

Şunu hemen not alalım: “Hayatta istediğimiz şeylere değil, beklediğimiz (umduğumuz) şeylere sahip oluyoruz”. Şunu fark etmemiz de çok önemli: “kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) iç konuşmamız ile yaratılır ve kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) hayatın her alanındaki performansımız için belirleyici olur.”

Kendimizle ilgili yüzlerce görüşümüz olabilir. Aşçılık yeteneğimizle ilgili iyi bir görüşümüz vardır, örneğin “çok iyi yemek pişiririm”, sosyal yeteneklerimizle alakalı kötü bir görüşümüz olabilir “insanlarla arkadaşlık kurmada zorlanırım. İlk defa karşılaştığım bir insanla iki kelime edemem.” Bunları söyledikten sonra bilinçaltımız kendimizle ile görüşümüzü tutarlı hale getirmeye çalışıyor. İyiye doğru da olabilir bu, kötüye de.
Düşüncelerinizi Değiştirerek Hayatınızı Değiştirin

Biz dünyaya bir inançla, bir tutumla ya da bir fikirle gelmedik. Bizler bomboş bir gemiydik. Sağcı veya solcu değildik. Ne galatasaraylıydık, ne fenerbahçeli, ne de beşiktaşlı. Dünyanın nasıl olması gerektiğine dair inançlarımız yoktu. Ailemizden, çevremizde aldığımız verilerle beraber kendimizle ilgili görüşlerimiz oluşmaya başladı. Zirveye çıkacağımıza inandığımız ya da tam tersine başarılı olamayacağımıza dair fikirlerimiz zihnimizde belirginleşti. 6 yaşımıza geldiğimizde kendimizle ilgili erken dönem görüşlerimizin çoğu oluşmuştu bile. Ama bunlar başkalarından duyduklarımızla değil, iç konuşmamızda bunları nasıl yorumladıysak öyle şekil bulmuştu.

Kendi iç konuşmamız kendimizle ilgili görüşümüzü oluşturuyor ve kendimizle ilgili görüşümüzle performansımız arasında direkt bir ilişki var. Yaşamımızın herhangi bir alanında performansımızı ve etkinliğimizi artırmak istiyorsak, kendimizle ilgili görüşümüzü geliştirmemiz lazım.
Arzuladığımız sonuca ulaşmamızı sağlayacak dili yaratarak kendimizle ilgili görüşümüzü yukarı taşıyabiliriz. Yenilenmiş iç konuşmamızı tekrarlayarak bilinçaltımıza talimatları göndermeye başlayalım. Bilinçaltımız da yeni görevleri yerine getirmek için hemen çalışmaya başlayacaktır.

Bilinçaltımız asla yargılamaz. Doğru mu yanlış mı diye bir tartışmaya girmez, bizim için iyi olup olmayacağını hesaplamaya kalkışmaz. Zihnin bilinçli bölgesi tarafından ona ne söylenmişse onu yapar.

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın, eminim ki sonuçları sizi şaşkına çevirecek.

Alıntı