Yaşam, Fırtınanın Geçmesini BEKLEMEK değildir. Yaşam, Yağmurda DANS etmeyi öğrenmektir.
28 Haziran 2015 Pazar
Titreşim Düzeyimizin Yükselmesi
Soru - Titreşim düzeyimizin yükselmesine ne tür faaliyetlerin yardımcı olacağını ve nelerin onu engelleyeceğini bilmek istiyorum.
Cevap - Titreşim düzeyinizin yükselmesini engelleyen şeyler şunlardır:
1 - İşlerin işleyiş biçimini bildiğiniz halde korku içinde olmanız.
2 - Endişelenmeniz.
3 - Dramsız da çözülebilecek durumlarda dram yaratmanız.
4 - Onlarsız yaşamanın bir yolunu bulamadığınız için yaşamınızın düşük titreşimli bölümlerine tutunmanız.
5 - İçinizdeki meleğe (Tanrısallığa) güvenmemeniz.
6 - Spiritüel konularda kararsız bir niyete sahip olmanız.
Titreşim düzeyinizin yükselmesine yardımcı olan şeyler ise şunlardır:
1 - İçsel rehberliğinizin gücüne sahip çıkmanız.
2 - Gelecek için endişelenmemeniz. Bu konuda huzur içinde olup her şeyin yolunda olduğunu mutlak şekilde bilmeniz.
3 - Dram potansiyeline sahip durumlarda huzur yaratmanız.
4 - Bir zamanlar vazgeçilmez sandığınız uygunsuz enerjilerden kurtulmanız.
5 - Değişik biçimde meditasyon yaparak Ruhla daha çok zaman geçirmeniz. Başınıza gelen her şeyi kutlamanız, yüksek benliğinizle birleştiğinizi gözünüzde canlandırmanız, karşılaştığınız sorunların çözümünü tahmin etmeye çalışmak yerine Ruha, bu konuda neyi bilmemi istiyorsun diye sormanız.
6 - Saf niyetin yaratılmasına yardımcı olmak için kendi değerinizi idrak etmeniz...
Kryon
Doreen Virtue’nün “Melek Ilaci Kitabi”ndan
Kalabalık yerler gibi düşük enerjili bir yerde/durumda olacağınız zaman veya hasta ya da kızgın insanların etrafında olduğunuz zaman kendinizi korumanız önemlidir. Kendinizi korumak için, kendinizin seçtiğiniz renkte bir ışıkla tamamen çevrelendiğinizi imgeleyin, düşünün veya görün.
Ayrıca başkalarını veya araçlar veya evler gibi nesneleri de ışık ile koruyabilirsiniz. Koruyucu kalkanlar yırtılır, bu nedenle bunu yaklaşık her 12 saatte bir yeniden uygulamaya ihtiyacınız olur.
Beyaz Işık : Suç veya fiziksel saldırıya karşı korunma için iyidir. Etrafınıza ilave melekleri davet eder.
Pembe Işık : Pembe ışık kalkanı negatifliğe karşı korur. Negatif – zihinli, şikayetçi veya dedikoducu insanların yanında olduğunuzda yardımcıdır, pembe ışık kalkanından sadece sevgi nüfuz edebilir.
Yeşil Işık : Fiziksel şifa kalkanı. Yaralanmış veya hasta olanlar için yeşil ışık kalkanı kullanın.
Mor Işık : Psişik korunma. Psişik saldırı ve varlıklara karşı koruma sağlar.
Ayna (yansıtıcı) küre : Saldırıya açık hissettiğinizde veya çakralarınız açık ve berrak olduğunda ve yabancı kalabalıklar veya yoğun bir iş toplantısı gibi kaba/sert enerjiye gireceğiniz zaman, kendinizi ayna şeklinde bir kürenin içine girerken görün veya hissedin. Tüm negatif enerji küreden geri yansır.
Kurşun kalkan : Bir mücadele/kavga başlayacağı tahmin edildiğinde veya kendinizi ekstra saldırıya açık/hassas hissetiğinizde negatifliğe karşı koruma sağlar. Kendinizin hiçbir şeyin nüfuz edemeyeceği hafif kurşun metalle tamamen çevrelendiğinizi görün veya hissedin.
KENDİMİZE OYNADIĞIMIZ OYUNLAR
Hayatımızın en çok şikayet ettiğimiz alanlarına bir bakalım. Hani o hep düzeltmeye çalıştığımız, elimizden gelen her şeyi yaptığımız, karşımızdakileri değiştirmek için yıllardır çabaladığımız ama hiçbir sonuç alamadığımız ve devamlı şikayet ettiğimiz durumlara bir göz atalım.
Çok çaresiz gözüküyor değil mi ?
Oysa her şeyi denediniz. Peki neden çözüme gidemiyorsunuz ?
Şimdi lütfen kendinize karşı çok dürüst olun.
Bütün maskelerinizi kaldırın ve içtenlikle kendinize sorun. Şikayet ettiğim durumlar aslında benim yarattığım ve onlardan beslendiğim durumlar mı? Yani aslında şikayet ettiğim durumları ben kendi gücümü bulmak,başardığımı ve sorunları halledebildiğimi görmek ve bundan dolayı kendimi iyi hissetmek için mi yaratıyorum?
Örneğin karşımdakinin güçsüzlüğü benim kendimi güçlü hissetmemi mi sağlıyor?
O zaman çevremde güçsüz insanlara ihtiyacım var demektir. Ya da herkesin benden çözüm beklediğinden şikayet etsem de aslında bu olaylara çözüm getirerek başkalarının takdirini kazanmak kendimi iyi mi hissettiriyor? O zaman çevremde çözüm bulamayan insanlara ihtiyacım var demektir. Evliliğin/işin zorluğundan şikayet ederek aslında böyle bir evliliği/işi yürütebiliyor olduğumu ispatlamak ve bundan dolayı çevremden takdir almak benim gururumu mu okşuyor? O zaman zor işlere ve zor insanlara ihtiyacım vardır. Bütün sorumluluğun tek başına omuzlarımda olduğundan şikayet edip aslında herkese her şeyi tek başıma becerebildiğimi mi ispatlamaya çalışıyorum?
O zaman hayatımda zor ve tek başıma olacağım durumların yaratılmasına ihtiyacım vardır. Etrafımda hep sorunlu insanlar olduğundan şikayet edip aslında herkese bu sorunlu insanlarla geçinebildiğim için ne kadar uyumlu olduğumu mu göstermeye çalışıyorum? O zaman çevremde sorunlu insanlar olmalıdır. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Burada görmeniz gereken şey aslında kendinizi daha iyi hissetmek için kendinize oynadığınız oyunlardır. Bu oyunları da aslında hiç memnun değilmişsiniz, istemiyormuşsunuz da mecburmuşsunuz gibi oynamanız ve çoğu zaman da oyunu unutup gerçekmiş gibi yaşamanız. Bu örneklerdeki bizi iyi hissettiren durumları deneyimleyebilmemiz için etrafımıza güçsüz,çözüm bulamayan, anlaşması zor, uyumsuz insanlar çekmeye ihtiyacımız vardır ki kendimizin güçlü, çözüm bulabilen, herkesle kolay anlaşan yanımızı deneyimleyip , her defasında başardığımızı görüp kendimizin ve çevremizdekilerin takdirini kazanalım ve bütün bu zorlukların içinde dahi çok iyi hissedelim. Bu arada da yaşadığımız her durumdan şikayet edip enerjimizi bize bu zorlukları yaşatan kişileri değiştirmeye adayarak ömrünüzü geçiririz. Hayatımızda yarattığımız her durum bizim eserimizdir.
Hayatımızın içinde olan her olay ve kişi tesadüf değildir. Kendiliklerinden gelmezler. Biz kendimizi deneyimlemek için bu şartları hayatımıza çekeriz. Bu farkındalıkla yaşayanlarımız şikayet etmek yerine olayın dışına çıkıp bu olayın içindeki gerçek rolümüzü görüp şartları seçimlerimizle değiştirme gücüne sahip oluruz. Esas güç budur. Diğerlerimiz ise sadece bulundukları durumlardan şikayet ederek , karşımızdakileri suçlayarak, kendi yarattığımız hayatın sorumluluğunu kabul etmeyerek mutsuz bir ömür geçirebiliriz. Bu oyunun farkına vardığınız anda kendinizi güçlü hissetmek için artık bu oyuna devam etmenin bir anlamı olmadığını kavrarsınız. Enerjinizi başkalarını değiştirmeye adamaktan çekip , tek değiştirebileceğiniz kendinize çevirirsiniz. Fakat her şeyden önce kendinize dürüst olmanız gerekir. Yukarıdaki sorulara açık yüreklilikle cevap vermeniz gerekir. O zaman görünenin aslından çok farklı olduğunu kavrarsınız. Her olayın, durumun sizin yarattığınız bir senaryo olduğunu görürsünüz. Lütfen başkalarını değiştirmeye çalışarak ömrünüzü harcamayın. Onlar sizin yazdığınız senaryoda rollerini çok iyi oynayan oyunculardır.
Memnun değil misiniz ?
O zaman senaryoyu değiştirin, baştan yazın. Başkalarına harcayacağınız enerjiyi kendi hayatınızın sorumluluğunu almada ve istediğiniz gibi yönlendirmede kullanın. Hayat bir oyun sahnesi . Neyi , nasıl ve kimlerle oynamak istiyorsunuz siz ona karar verin. Ancak ne oynadığınızı unutmadan ve dürüstçe …
Tüm sevgimle,
* Violet Alalof
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


